lunaparkkizi not kutusu

arkadaşları neler demişler?

şu an yaşadığı yer İzmir.

oyuncağından getirtemedim dvd'sinden mi alsam ki :P

ya da o oyuncakçı dükkanındaki elmolu barbiyi alayım, barbisini elemanın birine vereyim elmo küçük de olsa yerlerde yuvarlanmasa da bende kalsın :F

slayerrrr   03 Ağustos 2008 10:24  

Sevdiğiniz insan her neredeyse biraz da orada atar kalbiniz. Hep seveceğiniz şehir de bile bazen kendinizi yalnız hissedersiniz.

lunaparkkizi   13 Temmuz 2008 00:39  

şakaa :P :F

slayerrrr   13 Temmuz 2008 23:39  

görünmüyosun ortalıkta. ütümü bitirdim bekliyorum ;)

çikolataların hazır. :)

festinalente   05 Temmuz 2008 16:39  

geç kalıyon ama nuri :P gündem sürekli değişiyor :) ne olacak şimdi?

lunaparkkizi   06 Temmuz 2008 02:48  

hadiyeeee beni deee hep kendin gezzyoonn :( alsancağa da götür biziii...

TatLi BeLa   18 Ocak 2008 20:57  

alsancağa gitcez demek, 404 ten daha iyi yerler öğrendim canım :) ayarlar gideriz ama tatilde neden burada değilsiniz :(

lunaparkkizi   19 Ocak 2008 17:27  

eeeehhh azıcık da eğlenelim yaa hep kültür hep kültür nereye kadar... kültür mantarı olmucaz ya büünnncee=) hadiye beni baaaaraaa göööttüüürrr!

counselorun   18 Ocak 2008 20:04  

finallerin bitmesini bekleee :) hepinizi götürcem bara merak etmeyin. zaten kahve diyarına da gitcez sözümü unutmadım. aylinle kurduğunuz planlar da var daha yaa biz hangibirine gitcez bunların :S

lunaparkkizi   19 Ocak 2008 17:26  

Albert Ellis, Aaron Beck...hepsini okumak zorundayım. Okuyamıyorum bu cumaya kadar hatmetmem lazım hepsini.Ahh düşünce hataları ve yetersiz duygulanım...
Allah aşkına duygularınızı yaşamak için kendinize izin verin. Duygularınızdan kaçarsanız hayatta birçok şeyden kaçmış olacksınız ve pişmanlık içinde kıvranırken beni hatırlayacaksınız. Ben de nihahaha diye güleceğim (içimden tabi) ama aslında bu duruma çok üzüleceğim.

dip not:
Bir duygu dibine kadar yaşanmadan diğer duyguya geçemezsiniz. Kandırıkçılık yapmayın.

lunaparkkizi   19 Kasım 2007 22:05  

deşifreye başlamam için acil motivasyon sağlayıcı herhangi bir şeye ihtiyacım var. Motive olmak istiyorum, deşifreyi bitirmek istiyorum.

lunaparkkizi   18 Kasım 2007 14:48  

hmmm brownie? martini? ne istiyorsun?

festinalente   18 Kasım 2007 19:15  

sevgili festina,
şu an deşifrenin 20. dakikasındayım. Daha 30 dakikam var :(
Martiniyi hatırlatmasan unuttum, o kadar dalgınım ama içmek istemiyorum. Browni...hımm neden olmasın? peki vişnelisinden alır mısın? Ya da şöle yapalım sen şimdi on parmak klavye kullanıyorsundur etik ilkeleri bir yana brakıp şeytana uyayım ve deşifreyi benim için sen yap. ne dersin? Tekila ısmarlarım ya da ne istersen?

lunaparkkizi   18 Kasım 2007 19:25  

hmmm... tekila demek. kulağa çok ekşi geliyor. süfer yani :))
gönder hemen yapayım. etik ilkeler için de ayırırım biraz tekiladan. sen üzülme onlar için. :p

festinalente   18 Kasım 2007 19:27  

bir insan deşifre olayına bu kadar da mı motive olur? sendeki şevk bende olsa süper olurdu azizim. Müsadenle, sonuçta etik meselesi :( üzgünüm. Tek başıma yapmalıyım ama tekila ısmarlarım, problem değil.görüşmek üzere.

lunaparkkizi   18 Kasım 2007 19:30  

ben de martini ısmarlarım. sen bitir hele.
bir de tekilamı feysbuktan istemem ona göre. ;)
kolay gelsin.

festinalente   18 Kasım 2007 19:32  

Bİr üçkenin iç açılarının toplamını öğreteceklerine, bir insanın iç acılarının toplamını öğretmeyi öğretseler

lateksim   06 Kasım 2007 22:31  

açılar ve acılar... o kadar çok ki ne okumak, ne dinlemek yetiyor hepsini ortaya çıkarmak için.

lunaparkkizi   06 Kasım 2007 22:45  

hafif bir tonda jazz dinlerken, kahvemi yudumlayıp hocamın verdiği referansları okuyorum. Ahh, çok şanslıyım :) Günün birinde meşhur bir terapist olduğumda bu güzel anı hatırlamak istiyorum. İşte o zamanlar da keyfime düşkündüm şimdi de paşa oldum diyebilmek için :) Bu hayaller beni bitirmeden, ben referansları bitireyim bence.

lunaparkkizi   30 Ekim 2007 23:15  

yaşamdan keyif alabilmek meşhur bir terapist olmaktan daha önemlidir. tebrik ediyorum şimdiden. :)

festinalente   31 Ekim 2007 10:24  

çok naziksin analitikçilerin dostu rogerianların düşmanı festina :)
ben yaşamdan zevk alan meşhur bir terapist olmak daha iyi gibi mi ne, sen ne düşünüyorsun bu konuda?

lunaparkkizi   31 Ekim 2007 21:13  

hı hııı anlıyorum. ;)
(anında yönelim değiştirdim farkettiysen)

festinalente   01 Kasım 2007 09:26  

hıhı is ok but u can not tell the client "i see, i understand" during the therapy cause it makes the situation ordinary and its too hard to understand the client at the first time :)

but, i know why u tell me this :) so, that's not problem.

introduction to rogerian therapy vol.1

lunaparkkizi   01 Kasım 2007 12:37  

first vol.'ü çok beğendim. devamı var mı bunun?

festinalente   02 Kasım 2007 14:20  

bla bla bla :P :)

slayerrrr   21 Ekim 2007 00:34  

my inside dialogue :)

what is the bla bla bla?
the bla bla bla is... who cares :S

hey gidi muppet show

lunaparkkizi   21 Ekim 2007 02:54  

Allamm şu dünyada en çok sevdiğim şey farkındalığı YÜKSEK arkadaşlar :)

lunaparkkizi   14 Ekim 2007 18:02  

Farkındalık farkındalık dedin onu da gördük. "Konuşacak bir sürü şeyimiz var, ne güzel değil mi?" (Tarihe not düşmek)
:)))))))))))

festinalente   15 Ekim 2007 10:52  

üstadiyem, görüşemiyoruz hiç. gerçi suçun büyüğü bende ama.

festinalente   11 Ekim 2007 20:52  

yok böle olmayacak... Her bir şeyin ingilizcesi de aklıma gelmiyor rüyamda. Gece bir turiste atasözlerini açıklamaya çalışıyordum. İlk aklıma gelen de tabi ki: rolling stones has no moss :) bunun bi anlamı olabilir mi? evet artık çalışma zamanı geldi.
Dip not: Bilinçaltı sen var ya benle çok uğraşıyorsun.

lunaparkkizi   30 Eylül 2007 13:03  

İşleyen demir pas tutmazın ingilizcesi neydi?

festinalente   30 Eylül 2007 15:08  

sen de mi brütüs? Asıl bunun ingilizcesi lazım bana :)

lunaparkkizi   01 Ekim 2007 00:34  

avatarımdaki güney asya mamulu bebeğe,

Sevgili bebek sana kanım pek kaynadı. Avatarda ne işim var deme seni gördükçe içim açılıyor. Biraz daha orda kal hatta bana minik parmaklarını uzat monitörden. Birden aklıma cahit külebi geldi, bebek şiiri güzeldir. Bebekler de güzeldir. Uzun zamandır hiç bebek görmediğim aklıma geldi. Halbuki nasıl meraklı, neşeli ve mis kokuludurlar. Bebekler taze hayat kokar.

lunaparkkizi   22 Eylül 2007 13:02  

hala yabancı dilde rüya görüyor musun? (ben gördüm arada yine galiba :P )

slayerrrr   12 Eylül 2007 16:08  

en son amerikada şehirler arası hızlı trende giderken newyork durağına yakın bir yerde pilav servisi yapıldığını gördüm ve inatla kimse türkçe konuşmadı :)

Sende kıta ya da şehir farkediyor mu? Uykumda falan ama gezmediğim coğrafya kalmadı. Ama genelde metro istasyonları favorim, belki birgün bir durakta karşılaşırız :) heyy, how u doin' diye seslenirsem başlarız mütevazı bir konuşmaya.

lunaparkkizi   13 Eylül 2007 10:38  

valla nereler olduğunu hatırlamıyorum, ama sanırım yurt içinde yabancılarla konuşmak benimki.

ama oyun dizi falan girdiyse rüyama tabi amerika'da geçiyor genelde :P (gta:san andreas, nfs: most wanted, prisonbreak falan heh)

new york'ta pilavcı da iyiymiş :)

slayerrrr   13 Eylül 2007 13:46  

Davul ol sosyomat...Blogdaki son yazımı yuttun

lunaparkkizi   11 Eylül 2007 09:54  

son not ekleyenler

yeniden eskiye doğru

  1. slayerrrr
  2. lunaparkkizi
  3. festinalente
  4. TatLi BeLa
  5. counselorun
  6. lateksim