BLOG:lunaparkkizi0 yorum var - 06 Kasım 2007 00:03Kafamı kaldırdım kitaplardan, defterlerden ve uzun zamandır dinlemediğim müzikleri dinliyorum. Şuan ne yapmak istediğimi sorsa biri ona önce “hiç bu kadar net olmamıştı istediğim” deyip, “kordonda yürümek istiyorum” u şlak diye yapıştırırdım. Saat gece yarısına o kadar yaklaşmış ki şuan, gece yarısının ensesinde ürperti yaratıyor yaşadığım dakikalar. Dakikalar ki hem beni, hem seni didikliyor. Sonuna kadar uzanıyor hayatlarımızın ve ufukları delip geçiyor. Yanılmışım… Yalnızım ve galiba her zamankinde de fazla. Ama yapılabilecek ne var ben de bilmiyorum sadece kendime sıkıldığımı itiraf ediyorum. Yorgunum, yeter diyebiliyorum. Yalnızlığı anlatmak… Anlaşılmayacağını anladığım günden beri sadece yürüyorum. Ardımda kalsın diye tüm körfezi turluyorum. Ruhum bile soluğunu kesik kesik alırken, yalnızlığım dörtnala ilerliyor ardımda. Onun bazen bedenime yapıştığını hissediyorum, hafifçe silkiniyorum. “Ne olacak peki?” bu soru kulaklarımda değil her yanımda çınlıyor. Gölgesi ellerimden geçiyor ve ben sadece parmaklarımın ucunda dolaşan bilinmezliğe bakıyorum. Tüm bunlar öğrenilmiş çaresizlik dedikleri şey mi? Yürümek istiyorum bir de yürürken konuşacak biri. Konuşmasıyla uykusuzluğumun farkına vardıracak biri, huzursuzluğumu alıp götürecek biri. Sıcak kahveye dökülen kanyak kadar bana uyuşan biri. Çarpıcılığı her yudumda dilime değen, hafif başımı döndüren, her yudumdan sonra içime biraz daha eğilen biri. |