BLOG:lunaparkkizi2 yorum var - 22 Ekim 2007 02:32doğurtamadığım düşüncelerin sancısı, bulanık bir gece eşlik ediyor bana. Uzandığım zeminin farkındayım ama her an altımdan kayacakmış gibi geliyor. Kaybedeceğim sanki onu da. Hiçbir şeyim kalmamış sanki. Dinleyen, dinlenilen, yardım eden, ağlayan,terkeden ve terkedilen... Yokluğun çıplaklığı üstüme yapışmış, bir şeye ait hissedemiyorum kendimi halbuki o kadar isterdim ki şuan bir yere dahil olmayı, bir şeylerin içinde harç olmayı. Açlığımın sebebi bu belki de. Hiçbir zaman tam anlamıyla bir şeylere dahil olamadığımın farkında olduğumdan beri bu var üzerimde. Nasıl bir farkındalık bu? Beni nereye sürüklüyor? Soruyorum kendime: nereye gidiyorum, neden böyle yapıyorum... Cevaplarım yok sorularımla hem uykusuzluğumda hem de bulanık zihnimde mücadele ediyorum. Geri aldım...Mücadele edemiyorum. Yok öyle bir şey. Etrafım bir çeşit çaresizlikle çevrilmiş durumda sessizce o çaresizliğe bakmaya çalışıyorum. Birçok şey gibi ondan da utanıyorum ve gözlerimi kaçırıyorum. Bu yüzden bu çaresizlik tam anlamıyla nasıl bir çaresizlik kavrayamıyorum. Beni benimle bıraktığından beri insanlar ben de onlara ne yapıyorsunuz diye sormuyorum. İmkanım olsa sorar mıydım onu da bilmiyorum. bilmiyorum...direncin anahtarı gibi. ve onu kullanmayı seviyorum. güzel içten bir yazı olmuş... ama üstünde çalışıp işlenen imgeler geliştirilerek başarılı bir denem olur ama bu haliylede iyi... eline sağlık... marxharikulade 22 Ekim 2007 21:07yazma saatine bakıldığında içten olduğu belli :) uykusuzluğun tekmeleriyle yazılmış bir yazı. Bazen bırakıyorum uykusuzluğa kendimi. Aslında daha samimi olabilirdi ama beni bişeyler engelledi. Rahatlamak için yazılmış bir yazı o kadar. Dikkate değer bulup yorumladığın için teşekkürler. lunaparkkizi 23 Ekim 2007 01:52bu yazıya puanı basanlar:
|